
Sana mucizeler vaat edemem ama, mucize aratmayacak kadar çok sevebilirim seni”
Bir sevda masalı bu… Yazmaya henüz başlamadım…
İnsan yaşarken yazamıyor bazı şeyleri, aynı kelimelerin arasında gidip geliyor….
Ne zaman yazmaya kalksam hep aynı cümleler…
Onun için, yazmaya başlamadım daha…
Ama bu bir masal… Bu bir sevda…
Ben seni sevdiğimde, aklım hür bir çocuktu…
Face'de Paylaş

Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur……
Aşkta yarın yoktur sevgili.
Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar. İnsan korkusuz olur, daha derinden anlamaya başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ta ortasında.
Hindistan da Ganj Nehri nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de……New york ta, bir sokakta, kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de…

Bir damla gözyaşı akar yavaşça gözlerinden
Biraz nefret, biraz hüzün, biraz da kırgınlık süzülür yanaklarından.
Kızarsın kendine, “tutamadım onları” diye
Buz gibi soğuk ve kaya gibi sert olmalıydın yine.
Hâlbuki öyle miydin başlarda, ne söz vermiştin aslında
Hiç kimse seni ağlatamazdı, damlaları konduramazdı gururuna.

Yokluğunu sardım yüreğimin tabakasından, duman oldum, kanadım aşkla
Sancılar sürdüm kırık bedenimin ağrılarına, suskunluklarım buluştu isyanla
Yıldızlar ektim ruhumdaki yaşanmamış baharlara, geceleri konuştum ayla
Koptu sevda sazımın telleri, dağıldım hazanlarla, avutuldum ben masallarla
Sessizce yaşamayı öğretecektin bana. Gülümseyen bir yüz olabilmeyi dilerken yaşama. Ah masmavi bir gök serecektin ruhuma, yemyeşil sükûtlarla donatacaktın seven gönlümü ve yüreğim kadar büyük saadetler sunacaktın atıl hayatıma. Sular beni çekince derinliklerine, o derin kuyuların içinden duyulmayacaktı sesim. Avuçlarımın içine sakladığım kalbimi yaban gülüşlerden kurtararak senli bir hayatı yaşayacaktım sürgit düşlerimde.
Face'de Paylaş

özledim seni…
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin…
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
… bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Face'de Paylaş

Seni özlemenin
Ne demek olduğunu sor bana,
Yetmişiki dilde anlatabilirim
Kitabını yazabilirim / sayfalarca.
Yalnızlığın rezilliğini
Kokuşmuşluğunu
Ve çıplaklığını da.
Ama hiç kimse
Kavuşmanın güzelliğini
Sormasın bana / anlatamam.
Ben sana hiç kavuşmadım ki!